Vücudun birçok fonksiyonu için gerekli olan ve eksikliğinde; vücut ağrısı, halsizlik, yürüme güçlüğü, kemik ağrısı, güçsüzlük, saç dökülmesi, baş ağrısı, depresyon, değişken ruh hali gibi etkilere neden olan D vitamini oranı birçok kişide eksik.
Güneşten alındığı için genellikle güneş vitamini olarak da bilinen D vitamininin sağlıklı kemikler oluşturmak ve kemik sağlığını korumak için de önemi büyük. Bunun esas nedeni, kemiğin birincil bileşeni olan kalsiyumun ancak D vitamini varlığında vücut tarafından emilmesi.
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Şahin, D vitamininin kalsiyum ve fosfor gibi minerallerin emilimini ve kullanımını artırarak kemik sağlığını desteklediğini, bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olduğunu, vücudu enfeksiyonlara karşı koruduğunu, kas fonksiyonlarını düzenleyerek kas gücünü artırdığını, hücrelerin normal şekilde büyümesi ve gelişmesine yardımcı olduğunu, sinir sistemi ve beyin fonksiyonlarını desteklediğini belirtti.
YÜZDE 20’Sİ GIDALARDAN
D vitamininin sadece yağlı derin su balıkları, süt, yumurtanın sarısı gibi belirli besinlerde az miktarda bulunduğuna değinen Prof. Dr. Şahin, "D vitamini ihtiyacının yaklaşık yüzde 20'si gıdalardan karşılanmaktadır. Bundan dolayı sadece beslenme ile tüm ihtiyacın karşılanması zordur. İhtiyacımızın yüzde 80'i ise güneş ışıklarının yardımı ile vücutta üretilir" dedi.
“GÜNEŞLİ GÜNLERİ KAÇIRMAYIN”
Prof. Dr. Şahin, D vitamini sentezi için güneş ışınlarının cilde belli aylarda mayıs-kasım arası gibi, günün belli saatlerinde saat 10.00-15.00 gibi yüz, kollar ve bacaklar açık şekilde, ortalama en az günlük 15-30 dakika direkt temasının gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Şahin, "Fakat çoğu zaman güneşten faydalanarak da yeterli miktarda D vitamini üretilemeyebilir. Dolayısı ile dünyada ve ülkemizde D vitamini eksikliği ya da yetersizliği oldukça sık görülür, kış aylarında görülme sıklığı daha da artar" ifadelerini kullandı.
D VİTAMİNİ DEĞRLERİNE RUTİN OLARAK BAKILMALI
Prof. Dr. Şahin, herkese rutin D vitamini kontrollerinin yapılmasının önerildiğini söyleyerek "D vitamini eksikliği olma riski olan kişilere D vitamin düzeyi ölçülmesi ve yetersizliği ya da eksikliği olanlara uygun dozda başlanması gerekir. D vitamini eksikliği yönünden yüksek riskli kişiler ise yeterince güneşlenemeyenler, yaşlılar, koyu cilt rengine sahip olanlar, obezite hastaları, obezite ameliyatı olanlar, D vitamini metabolizmasını etkileyen ilaçları kullananlar, kronik böbrek yetmezliği olanlar, kronik karaciğer yetmezliği olanlar, emilimini bozan mide bağırsak sistemi hastalığı olanlar ve paratiroid bezi hastalığı olanlardır" dedi.
DOKTOR KONTROLÜNDE ALINMALI
D vitamini düzeyinin 20 ng/ml'nin (50 nmol/L) üzerinde olmasının normal kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Şahin, şunlara dikkat çekti: " Ancak ideali 30-50 ng/ml düzeyinde olmasıdır. D vitamini düzeyinin 10 ile 20 ng/ml (25-50 nmol/ L) arasında olması D vitamini yetersizliği, D vitamini düzeyinin 10 ng/ ml'nin (25 nmol/L) altında olması ise D vitamini eksikliğidir."
Yaşlılarda ve D vitamini eksikliği yönünden riskli kişilerde daha yüksek günlük D vitamini dozu gerekebileceğini belirten Prof. Dr. Şahin, "Böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği ve hipoparatiroidi gibi ek hastalığı olanlarda tedavide kullanılan D vitamini formları ve dozları farklıdır. D vitamini ihtiyaçtan fazla alındığında vücuda zarar verebilir. Ayrıca D vitamini ile birlikte mutlaka yeterli kalsiyum alımı sağlanmalıdır. D vitamini eksikliğinin ya da yetersizliğinin tedavisi mutlaka doktor tarafından yapılmalıdır" dedi.